Türk Futbolunda Kara Cuma: 10 İlde Dev Şike ve Bahis Operasyonu
Türk futbolu, tarihinin en sarsıcı sabahlarından birine uyandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen “Futbolda Bahis ve Şike” soruşturmasında, aralarında kulüp yöneticilerinin de bulunduğu 33 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Operasyonun odağındaki en çarpıcı iddia ise; yöneticilerin, kendi takımlarının maçlarında rakip takıma bahis oynaması.
İstanbul merkezli 10 ilde eş zamanlı olarak gerçekleştirilen baskınlarda şu ana kadar 32 şüpheli yakalandı. Bir kişinin yakalanması için çalışmalar devam ederken, Türk futbolunun yönetici kademesindeki isimlerin karıştığı bu skandal, spor camiasında deprem etkisi yarattı.
Kendi Takımına İhanet: Rakibe Bahis İddiası
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan resmi açıklamaya göre, şüpheliler hakkında 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun’un 11. maddesine (Şike ve Teşvik Primi) muhalefet suçlaması yöneltiliyor.
Soruşturmanın en can alıcı noktası ise teknik takip ve dijital incelemeler sonucu ortaya çıktı. Bazı profesyonel kulüp yöneticilerinin aktif bahis hesaplarının bulunduğu ve bu hesaplar üzerinden, tespit edildi. Bu durum, sadece ekonomik bir suçun değil, spor etiğine yönelik ağır bir ihanetin de göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Arka Plan: Kulüp Baskınları ve Biriken Gerilim
Bugünkü dev operasyon aslında bir sürecin devamı niteliğinde. Hatırlanacağı üzere, son birkaç ay içinde Türk futbolunda “yasa dışı bahis” ve “kara para aklama” iddialarıyla ilgili pek çok kulüp tesisi emniyet güçlerince aranmıştı.
-
Kasım 2025 – Ocak 2026 Dönemi: Özellikle alt liglerdeki bazı Anadolu kulüplerinin ve İstanbul merkezli birkaç takımın tesislerine yapılan baskınlarda bilgisayarlar ve mali kayıtlara el konulmuştu.
-
İlişkili Gelişmeler: Sosyal medya fenomenleri üzerinden yürütülen yasa dışı bahis reklamları soruşturması, zamanla profesyonel futbol kulüplerinin içine sızan finansal ağlara kadar uzandı. Bazı yöneticilerin, kulüp borçlarını kapatma bahanesiyle yasa dışı bahis havuzlarıyla iş birliği yaptığı iddiaları daha önce spor medyasının gündemine gelmişti.
Analiz: Bu Kez Farklı Bir “Şike” Dosyası
2011 yılındaki şike sürecinden farklı olarak, bu operasyonun merkezinde sadece “maç sonucunu bağlamak” değil, uluslararası yasa dışı bahis trafiğinin finansal boyutu yer alıyor.
1. Yönetici Düzeyinde Organize Yapı: Yöneticilerin rakip takıma oynaması, şikenin sahada değil, doğrudan “kasa” başında planlandığını gösteriyor. Bu, kulüplerin kurumsal kimliğine vurulmuş en ağır darbelerden biridir. 2. 6222 Sayılı Kanun’un Sertleşmesi: Savcılığın 6222 sayılı kanunun 11. maddesine yaptığı vurgu, şüphelilerin sadece idari ceza değil, hapis cezasıyla karşı karşıya kalacağını netleştiriyor. 3. Toplumsal Reaksiyon: Yasa dışı bahis, Türkiye’nin son yıllardaki en büyük sosyal yaralarından biri haline geldi. Operasyonun kulüp yöneticilerine uzanması, yargının bu konuda “kimsenin gözünün yaşına bakılmayacağı” mesajını veriyor.