SABAH Raporu:  Nasıl bilirdiniz? İyi bilirdik… #DXY

SABAH Raporu:  Nasıl bilirdiniz? İyi bilirdik… #DXY
Yazı Özetini Göster

Dolar Endeksi’nin önlenemez düşüşü

ABD dolarının önde gelen para birimlerine göre değerini gösteren sepet kur DXY (dolar endeksi), dün 95,50 seviyesine kadar gerileyerek yaklaşık altı aydır tutunduğu kritik 97 destek seviyesini aşağı yönlü kırmış oldu. ABD Başkanı Trump doların değerinin “gayet iyi” olduğunu söylemesi, ABD dolarındaki zayıflığı daha da hızlandırdı. Dolar endeksi, Fed’in faiz indirimlerine devam edeceği beklentisi, gümrük tarifelerine ilişkin belirsizlikler, mali disiplin endişeleri ve jeopolitik riskler derken 4 yılın en düşük seviyelerine geriledi. Teknik mânâda ise son 15 yılın destek seviyesi aşağı yönlü geçilirken, geminin ise âdeta bilinmeyen sulara doğru sürüklenmeye başladığını söyleyebiliriz (bakınız grafik). Piyasaların bu değişime ne kadar hazırlıklı olduklarını ise henüz tam olarak biz de bilmiyoruz!

Yepyeni bir ortama girdik, değerli metallere talep sürecek

Rezerv para konumunda doların uzun yıllardır devam ettirdiği ‘tartı’ görevini artık devam ettirmekte zorlandığını dün bültenimizde de dile getirmiştik. Hemen hemen her enstrümanın dolar cinsinden fiyatlandığını düşünürsek, yaşanan bu büyük çaplı değişime karşı ne kadar hazırlıklı olduğumuzu yukarıda da dile getirdiğimiz üzere kestiremiyoruz. Trump’ın doların seyrine kayıtsız kaldığı izlenimi, piyasalarda dolar satıcılarını cesaretlendiren bir diğer unsur olarak öne çıkarken, kıymetli metallerin bir tur daha alımlara sahne olduğunu, para birimleri liginde ise, EUR, GBP ve JPY gibi önde gelen para birimlerinde alımların hız kazandığını görüyoruz. Dün günün büyük bölümünü 5,080 dolar etrafında salınarak sakin geçiren altın, gece geç saatlerde DXY cephesinde şiddetlenen değer kaybına paralel 5,200 dolar seviyesine dayandı. Bu sabah Asya’da alımların hız kazanmasıyla 5,250 dolar seviyesine yükselerek başka bir rekor kırdığını görüyoruz. Benzer bir şekilde gümüşün ons fiyatı da bu sabah 116 dolar seviyesine kadar yeniden yükseldiğini görüyoruz.

Gümüş tarafında teknik mânâda bir enstrümanın aşırı alımda olup olmadığını gösteren güç göstergesi RSI, aylık grafiklerde 95 seviyesine gelerek fiyatlamanın biraz aşırıya kaçtığını gösteriyor. Benzer bir şekilde, ayın tamamlanmasına günler kala, altının da RSI değeri 96 seviyesine yanaşmış durumda. Her iki enstrümanın da para olarak kabul gördüğü yeni dünya düzeninde, yeni alımlar için gelinen seviyeleri riskli olarak görsek de, mevcut pozisyonların da satılıp yerine dolar alınması, kulağa mantıksız geliyor! Basitçe alsan alınmıyor, satsan satılmıyor! Belki de yatırımcılar açısından da en zor dönemlerden birine girmiş olduğumuzu söylemem gerekiyor.

Türkiye’de yabancı para mevduat altına dönüyor

Doların ‘silah’ olarak kullanılmaya başlanmasının ardından merkez bankalarınca tetiklenen alım furyası, bugün tabana yayılarak devam ettiğini, masanın diğer tarafında yer alan biri olarak rahatlıkla görebiliyorum! Türkiye’de de rakamlar bu görüşümüzü destekliyor: yabancı para mevduat üçte birinden fazlasının kıymetli metaller! DXY endeksinde görülen çok yıllı desteklerin kırılması, ilk bakışta ABD’li ihracatçılar için rekabet avantajı yaratıyor olsa da, madalyonun diğer yüzünde doların bilinçli biçimde zayıflatılmasının ithalat maliyetlerini artırarak enflasyon riskini beslediğini unutmamak gerekiyor. Trump yönetiminin üretimi ülke içine çekme, fabrikaların bacalarını yeniden tüttürme ve çarkları döndürme hedefi doğrultusunda; krediye erişimin ucuz, doların ise rekabet gücü sağlamak adına zayıf kalmasına yönelik tercihi -ya da bu duruma bilinçli bir tolerans gösterilmesi- küresel yatırımcı nezdinde güven aşınmasına yol açıyor. Dahası, değeri dolar üzerinden fiyatlanan hemen her varlığın yukarı yönlü baskı altına girmesi, bu stratejinin küresel ölçekte maliyet enflasyonunu da beraberinde getirdiğine işaret ediyor.

Wall Street’te karışık seyir, Fed pas geçecek

Dolar zayıflığı ana tema olmayı sürdürürken, bir devlet başkanının adını bültenlerimizde bu kadar tekrar edeceğimiz bir dönem daha görür müyüz inanın ben de bilmiyorum. Trump ve politikalarını gündemi mütemadiyen meşgul etmeye devam ederken, yarattığı tahribat sonrasında genellikle bir noktada geri adım atması, negatif etkiyi de sınırlandırıyor. ABD cephesinde dün akşam sanayi hisselerinin işlem gördüğü Dow Jones endeksi %1’e yakın düşerken, teknoloji cephesinde ise Nasdaq Bileşik aynı oranda geceyi yükselişle tamamladı. Fed’in dün başlayan ve bu akşam sonuçlanacak olağan FOMC toplantısında, politika faizini %3,5-3,75 aralığında sabit tutması beklenirken, piyasalar yıl genelinde Fed’de iki kez (toplam 50 baz puan) faiz indirimi bekliyor.

Asya’da bu sabah ne oluyor?

Fed kararı öncesinde dün ABD’de açıklanan tüketici güven endeksinin 2014 yılından bu yana en düşük seviyeye geldiğini not edelim. Elbette, neredeyse son 12 yılın en düşük seviyesine gerileyen endeksin arka planında Trump’ın neden olduğu çatışma ve kaos ortamının yattığını çok net bir şekilde söylememiz gerekiyor. ABD borsaları dün geceyi yükselişle tamamlarken ve bu sabah da vadeli işlemlerde yükseliş isteği devam ederken, Pasifik’in diğer ucunda ise, genel hatları ile yeşil rengin hâkim olduğunu görüyoruz. Japon Yeninin güçlenmesi sonrası ihracat odaklı Japon şirketlerinin zorlanacağı beklentisiyle gösterge endeks Nikkei %0,5 gerilerken, Tayvan borsası %1, Güney Kore borsası %1,3, Hong Kong borsası ise %2,2 yükseliş kaydetti.

Japon Yeni müdahale korkusu ile güç kazanıyor

Japonya’nın para birimi Yenin uzun süredir devam eden değer kaybı, ülkenin mali yapısına yönelik güven bunalımını giderek derinleştirirken, Başbakan Takaichi’nin erken seçim kararı ve ekonomiyi canlandırmaya yönelik genişleyici maliye politikası vaatleri, kamu borcunun GSYH’nin %230’una ulaştığı bir ortamda piyasalardaki tedirginliği artırmış durumda olduğunu unutmamak gerekiyor. Tokyo ve Washington’un olası koordineli döviz müdahalesine dair mesajları kısa vadede Yen üzerinde var olan baskıyı sınırla da (USDJPY paritesi 160 seviyesinden 152 seviyelerine kadar değer geriledi), sözlü müdahâlelerin çok da uzun boylu olmadığını pekâlâ biliyoruz.

Türkiye’de kar satışları vardı

Türk mali piyasaları yeni yıla oldukça iyimser başlamasının ardından dün kısa da olsa soluklanmaya karar verdiğini gördük. BIST100 ana endeksi günü %0,5 düşüşle tamamlarken, bankacılık endeksi de benzer bir şekilde günü %1,3 düşüşle tamamladı. Bizler bunu kâr satışları olarak okumayı tercih ettik. BIST100’ün 2026 yılı performansının %16,50, XBANK ise %8,50 artıda olduğunu tekrar hatırlatmış olalım.

Alternatif piyasalarda tahvil faizlerindeki düşüş eğilimi devam ederken, yabancı indinde Türkiye’nin risklerini gösteren CDS risk primi 5 yıl vadede 215 baz puan civarında yatay bir seyir izleyerek görüşümüzü teyit ediyor. USDTRY kuru 43,40 seviyelerine hafif de olsa yükselirken, EUR ve GBP paritelerinin yardımı ile EURTRY kuru 52 seviyesini aşarken, GBPTRY kuru ise psikolojik 60 seviyesine dayandı. Türk inanın barometresi konumunda gram altın 7,320 TL seviyesini aştı. Bitcoin ise gözlerin kıymetli metallere çevrildiği bir ortamda 88-89bin seviyelerinde ‘tutunmaya’ devam ediyor.

Emre Değirmencioğlu, Kıbrıs İktisat Bankası

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar