SABAH RAPORU: Küresel Piyasalarda Savaşın Gölgesinden Diplomasi Işığına
Orta Doğu’da tansiyonun yükseldiği on ikinci günde, piyasalar Trump’ın açıklamaları ve stratejik hamlelerle nefes alıyor. Petrol fiyatlarındaki sert geri çekilme ve Asya piyasalarındaki ralli, Türk mali piyasalarında da iyimserliği tetikliyor.
Savaşın On İkinci Günü: Bilgi Kirliliği ve Çıkış Stratejisi
ABD, İsrail ve İran hattındaki gerilim on ikinci gününe girerken, küresel finans merkezlerinde tam bir “bilgi savaşı” yaşanıyor. Sahada çatışmaların şiddeti azalmasa da, diplomatik kanallardan gelen sinyaller piyasalardaki sis perdesini aralamaya başladı. Özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın son röportajında kullandığı ton, Washington’ın bu krizi derinleştirmek yerine bir “çıkış stratejisi” arayışında olduğu algısını güçlendirdi. Bu durum, geçtiğimiz haftanın karamsar havasını yerini temkinli bir iyimserliğe bırakmasına neden oldu.
Piyasalar için en kritik gösterge olan petrol cephesinde ise adeta bir “roller coaster” etkisi yaşanıyor. Hafta başında petrol tesislerine yönelik saldırılarla 120 dolar sınırına dayanan ve son dört yılın zirvesini zorlayan Brent petrol, bugün itibarıyla 87 dolar seviyelerine kadar çekildi. Bu keskin düşüşte, G7 ülkelerinin stratejik rezervlerini kullanma ihtimali ve Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) tarihin en büyük müdahalesine hazırlanması etkili oldu.
Petrol, Seçimler ve Trump’ın İkilemi
Enerji fiyatlarındaki artış, sadece ekonomik bir veri değil, aynı zamanda ABD iç siyaseti için bir kader belirleyici. Kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde, Amerikan seçmeninin sandık başındaki en büyük motivasyonu olan akaryakıt fiyatları, Trump yönetiminin uykularını kaçırıyor. Düşük faiz ve zayıf dolar temasını savunan bir başkan için, 100 doların üzerindeki bir petrol fiyatı kabul edilemez bir siyasi risk taşıyor.
Bu bağlamda, savaşın ekonomik olarak sürdürülemezliği sadece Batı için değil, bölge aktörleri için de geçerli. Körfez ülkeleri, milyarlarca dolarlık yatırımlarla inşa ettikleri “ışıltılı vitrinlerin” bir anda hedef haline gelmesinin şokunu yaşıyor. Dubai gayrimenkul endeksinin iki haftada %20 değer kaybetmesi, krizin boyutlarını özetliyor. İran cephesinde ise, askeri bir zaferden ziyade, küresel enerji ticaretini sarsmanın bile yeterli bir koz olduğu görülüyor. Milyon dolarlık füzelerin ucuz dronelarla imha edildiği bu yeni savaş düzeninde, ekonomik maliyet her geçen gün katlanarak artıyor.
Küresel Piyasalarda “Yeşil” Sabah ve Güvenli Liman Arayışı
Dün akşam ABD borsaları, Hürmüz Boğazı’na ilişkin asılsız “mayın döşendi” haberleriyle kazançlarını geri vererek yatay kapansa da, bu sabah vadeli piyasalar ve Asya borsaları güne coşkulu başladı. Petrol fiyatlarındaki düşüşten en çok beslenen Güney Kore ve Tayvan borsaları %4’ün üzerinde yükseliş kaydetti. Japonya’dan gelen ve beklentilerin altında kalan üretici enflasyonu verisi de bölgedeki pozitif havayı destekledi.
Ancak bir gerçeğin altını çizmekte fayda var: Yatırımcılar hala tetikte. Güvenli liman arayışı bu dönemde altından ziyade ABD Doları’na kaymış durumda. Piyasalar şu an savaştan ziyade, savaşın tetikleyeceği enflasyondan korkuyor. “Nakit kraldır” felsefesinin hakim olduğu bu süreçte, nakdin tanımı doğrudan dolar olarak karşımıza çıkıyor. Bizler de bu ortamda, altının 5,210 dolar seviyelerine çekilmesini bir fırsat olarak görüp ölçülü bir pozisyon aldık. Gümüşte ise teknik seviye olan 89-90 dolar bandını yakından izlemeye devam ediyoruz.