Motley Fool: Trump rallisini Fed bitirecek
Donald Trump’ın ikinci başkanlık döneminde ABD borsaları bir kez daha güçlü bir yükseliş trendine girdi. Ancak bu “Trump boğa piyasası”, piyasaların alışık olmadığı bir tehdit ile karşı karşıya: ABD Merkez Bankası’nın (Fed) iç bölünmeleri ve yaklaşan liderlik değişimi. Yükselen değerlemelerle birleşen bu belirsizlik, rallinin ani şekilde sonlanabileceği riskini artırıyor.
Trump döneminde borsalar neden yükseldi?
İstatistiksel açıdan bakıldığında Wall Street, Donald Trump’ı seviyor. Trump’ın ilk (kesintili) başkanlık döneminde Dow Jones, S&P 500 ve Nasdaq endeksleri sırasıyla %57, %70 ve %142 yükseldi. 20 Ocak 2025’te başlayan ikinci döneminde ise bu tablo yeniden şekillendi: 3 Şubat 2026 itibarıyla Dow %13, S&P 500 %15, Nasdaq ise %18 artış kaydetti.
Bu performansın arkasında birden fazla faktör bulunuyor. Bunların başında Trump’ın vergi ve harcama politikaları geliyor. 2017’de yürürlüğe giren Kurumlar Vergisi indirimi, şirketlerin kârlılığını artırırken, hisse geri alımlarında rekorlara yol açtı. 2025’te S&P 500 şirketlerinin hisse geri alımlarının 1 trilyon doları aşması bekleniyor. Bu durum, hisse başına kârları yükselterek borsaya yapay ama etkili bir destek sağlıyor.
Buna ek olarak, “Önce Amerika” yaklaşımı, zaman zaman ticaret savaşlarıyla dalgalanma yaratsa da, bazı sektörlerde yatırımları teşvik eden bir zemin oluşturdu. Yapay zekâ, kuantum bilişim ve ileri teknoloji yatırımlarına yönelik beklentiler de şirket kârlarını ve hisse fiyatlarını yukarı taşıyan unsurlar arasında yer aldı.
/*! This file is auto-generated */!function(d,l){“use strict”;l.querySelector&&d.addEventListener&&”undefined”!=typeof URL&&(d.wp=d.wp||{},d.wp.receiveEmbedMessage||(d.wp.receiveEmbedMessage=function(e){var t=e.data;if((t||t.secret||t.message||t.value)&&!/[^a-zA-Z0-9]/.test(t.secret)){for(var s,r,n,a=l.querySelectorAll(‘iframe[data-secret=”‘+t.secret+'”]’),o=l.querySelectorAll(‘blockquote[data-secret=”‘+t.secret+'”]’),c=new RegExp(“^https?:$”,”i”),i=0;i
Fed neden bu kez risk unsuru?
Piyasalarda asıl dikkat çeken gelişme ise Fed cephesinde yaşanıyor. Normal şartlarda Fed, piyasalar için istikrar unsuru olarak görülür. Ancak son dönemde bu algı ciddi biçimde aşınıyor.
Federal Açık Piyasa Komitesi’nin (FOMC) son beş toplantısında en az bir üye kararlara muhalefet etti. Daha da çarpıcısı, Ekim ve Aralık toplantılarında muhalefetlerin zıt yönlerde gelmesi oldu. Bazı üyeler faiz indirimi istemezken, bazıları daha agresif bir gevşeme talep etti. 1990’dan bu yana böylesi karşıt görüşlerin aynı toplantılarda görülmesi son derece nadir.
Bu durum, Fed’in ortak bir yön duygusunu kaybettiği algısını güçlendiriyor. Piyasaların merkez bankasına duyduğu “örtük güven” zedelenirse, bu kırılgan denge hızla bozulabilir.
Powell sonrası belirsizlik
Belirsizliği artıran bir diğer unsur ise Fed Başkanı Jerome Powell’ın görev süresinin Mayıs 2026’da sona erecek olması. Trump’ın, Powell’ın yerine Kevin Warsh’ı aday göstermesi, para politikasında daha sert bir duruş ihtimalini gündeme taşıdı.
Warsh’ın geçmişte Fed bilançosunun küçültülmesini savunmuş olması, tahvil satışları ve uzun vadeli faizlerin yükselmesi riskini beraberinde getiriyor. Böyle bir senaryoda mortgage faizleri artabilir, finansal koşullar sıkılaşabilir ve hisse senetleri üzerindeki baskı hızla yoğunlaşabilir.
Zamanlama neden kritik?
Bu Fed kaynaklı riskler, ABD borsalarının tarihsel olarak son derece pahalı olduğu bir dönemde ortaya çıkıyor. Shiller F/K oranına göre S&P 500, 1871’den bu yana ölçülen en pahalı ikinci dönemini yaşıyor. Yani hata payı son derece sınırlı.
Özetle, Trump boğa piyasası güçlü temalarla beslenmiş olsa da, Fed içindeki bölünme, yaklaşan başkan değişimi ve aşırı değerlemeler birleştiğinde, bu rallinin beklenmedik şekilde sona ermesi artık uzak bir ihtimal değil.
Kaynak: The Motley Fool
Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]