Kahramanmaraş’ta depremde eşi ve çocuklarını kaybetti
Depremde Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesi Karamanlı Mahallesi’nde bulunan Şeyh Şamil Apartmanı’nda meydana gelen yıkımda enkaz altında kalan 32 yaşındaki Emre Bozkurt, yaklaşık 7 saatlik çalışmanın ardından sağ olarak kurtarıldı.
Ancak eşi Aynur ile çocukları Arya Beren ve Egemen’in cansız bedenlerine 3 gün sonra ulaşıldı.
Anne ve iki evladı aynı mezarlığa defnedildi.
Depremde ailesini kaybeden baba, yaşadığı büyük acıya rağmen hayata tutunmaya çalışırken Kapıçam Şehir Mezarlığı’nda bulunan eşi ve çocuklarının olduğu kabri hemen hemen her gün ziyaret ediyor.
İş çıkışlarında soluğu mezarlıkta alan baba, eşi ve çocuklarının kabirlerine çeşitli hediyeler bırakıyor, uzun süre dua ederek bekliyor.
“BANA HER GÜN 6 ŞUBAT”
Yaşadığı acıyı anlatan Emre Bozkurt, “6 Şubat depremlerinde eşimi ve iki evladımı kaybettim. Geriye onarılan kabirleri kaldı. Üç yıl oldu ama zaman nasıl geçiyor, inan bugün bile anlamak mümkün değil.
Her gün, her saniye zaten bana 6 Şubat. Kaybettiğim gün ne hissettiysem bugün de aynı acıyı taşıyorum. Sevgi adres değiştirdi. Kızım Arya Beren 5,5 yaşındaydı, anaokuluna gidiyordu.
Egemen 3,5 yaşındaydı, o da okula başlayacaktı ama nasip olmadı. Hepimizin hayali, umudu vardı, o küçücük yavruların bile umutları vardı. Son gün kar topu oynamıştık. Bugün kabirlerine geldim, üzerlerini örten karı temizliyorum.
Beyaz örtü her şeyi saklayabilir ama benim yitirdiklerimi asla saklayamaz. O günden bugüne her gün buradayım. Eşim kahveyi çok severdi, bugün ona kahve yapıyorum bu benim ona selamım, ‘buradayım, sizi bırakmadım’ demek.” diye konuştu.

“BİR ACININ BEKÇİSİ OLDUM”
Hayatta hiçbir şeyinin kalmadığını ifade eden Bozkurt, “Herkes acıyı farklı yaşıyor. Yitirdiğiniz şey ne kadar büyükse, acıyı taşıyan da onu bilir. Ölüm insanın geleceğini, umudunu alıyor.
Bir gecede en ağır yük yüklendi sırtıma. Evimi değil, soyumu yıktı. Ben her gün buradayım ama istediğim için değil, onların beni istediği kadar buradayım. Onlardan geriye kalan sadece bu kabirler.
Ev yok, hatıra yok, her şey yerle bir oldu. Şuradan çıkıp gittiğimde gidecek bir evim yok. Bazen diyorlar ya hayata şöyle bak, böyle yap olmuyor. Bizler kimsesiz kaldık, umutsuz kaldık. Her şeyimizi buraya gömdük.
Bir acının bekçisi oldum ben. Buradan herkese sesleniyorum, varken kıymet bilin. Uyuduğunuzda uyanacağınızın garantisi yok.” şeklinde konuştu.







