Hamaney öldürüldü, Saadet Partisi yasta
İsrail ve ABD’nin, Tahran ile Washington arasında müzakereler devam ederken 28 Şubat’ta İran’a yönelik askeri operasyon başlattığı bildirildi. İran ise İsrail’in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu bazı Körfez ülkelerindeki hedeflere saldırılarla karşılık verdi. ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkilinin yaşamını yitirdiği bildirildi.
SAADET PARTİSİNDEN “TOPLU TAZİYE” VE TEPKİ MESAJLARI
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Kaya, Saadet Partisi GİK Üyesi, Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Birol Aydın ve birçok partili ve milletvekili, saldırılarda öldürülen İran dini lideri Ali Hamaney için sosyal medya hesaplarından paylaşımlarda bulundu.

MAHMUR ARIKAN: “BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ GERÇEKTİR”
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan’ın paylaşımı:
Terörist İsrail ve hamisi ABD’nin saldırıları sonucu şehadete eren İran Dini Lideri Seyyid Ali Hamaney’e Allah’tan rahmet; dost ve kardeş İran devleti ve halkına başsağlığı diliyorum.
İslam coğrafyası, bölgemiz, bütün dünya artık doğrudan hedeftir. Hiç kimse bu saldırganlık karşısında güvende değildir.
Siyonizm, Irkçı Emperyalizm için tek hedef Müslümanlar arasına fitne tohumları ekmek, bunun sonucunda birlikte hareket etmelerini engellemek ve birbirinin acısına kayıtsız kalmalarını temin ederek istedikleri gibi at koşturmaktır.
Aklıselim sahibi herkesi fotoğrafın bütününe odaklanmaya çağırıyorum.
Büyük Ortadoğu Projesi gerçektir! Büyük İsrail hedefi gerçektir! Kimse başını kuma gömmesin. Bu oyunu bozacak olan irade İslam ülkelerinde vardır, mutlaka harekete geçirilmelidir.

MUSTAFA KAYA: “İSRAİL’İ TEHDİT EDEN HER YAPI, ABD’NİN DOĞAL HEDEFİDİR”
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Kaya’nın paylaşımı:
ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı saldırılar bölgesel ve küresel barışa büyük bir tehdittir. Savunma Bakanlığı’nın adını Savaş Bakanlığı olarak değiştiren anlayış bütün dünyayı koşar adım kaosa sürüklemektedir.
Bölge ülkeleri dahil herkes şu gerçeği çok iyi bilmelidir; ABD’nin bir yere saldırması için herhangi bir gerekçeye ihtiyaç yoktur. Varsa da o gerekçeyi uydurmakta oldukça mahir(!) olduklarını, yaşanan gelişmeler şüpheye yer bırakmayacak şekilde göstermiştir.
ABD için asıl hedef İsrail’in güvenliğini sağlamaktır. Az veya çok İsrail’i tehdit eden her ülke, her yapı ABD’nin doğal hedefidir. Bu hukuk tanımazlığa, müzakere ediyormuş gibi yapıp saldırı planları yapanlara, kendi güçlerine tapanlara karşı ortak hareket etmeyen kimler varsa, bugün ya da yarın er ya da geç bu türden saldırıların muhatabı olacaktır.

NECMETTİN ÇALIŞKAN: “İSLAM ÜLKELERİ BİRLEŞMELİ”
Saadet Partisi GİK Üyesi, Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan’ın paylaşımı ise şöyle:
Emperyalist güçlerin ve siyonist yayılmacılığın bölgemizi ateşe atma girişimi, İran Dini Lideri Ali Hamaney’e yönelik saldırıyla yeni ve çok tehlikeli bir boyuta taşınmıştır. Yaşanan bu menfur saldırıyı kınıyor; İran halkına ve Hamaney ailesine başsağlığı diliyorum.
Bu saldırı sadece bir şahsa veya bir ülkeye değil, tüm İslam coğrafyasının huzuruna ve birliğine karşı yapılmıştır. ABD ve İsrail’in bölgedeki her hamlesi, nihai hedef olan “Büyük İsrail” projesine hizmet etmektedir.
İslam ülkeleri, kendi aralarındaki ihtilafları bir kenara bırakıp bu siyonist kuşatmaya karşı birleşmedikçe, hiç kimse güvende olmayacaktır.

BİROL AYDIN: “TÜRKİYE ARTIK TÜRKİYE OLMANIN HAKKINI VERMELİ”
Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Birol Aydın’ın paylaşımı:
Zaman, öyle ortaya “yarım ağız” cümlelerle konuşulacak zaman değildir.
Gün, “amalı/fakatlı/lakinli” cümle kurulacak gün değildir.
İran’daki okulda şehit olan çocuklar, bizim çocuklarımızdır!
İsrail-ABD ittifakının, Ramazan ayında bir okulu hedef alan saldırıları karşısında “üçüncü ülkeler” vurgusu yapmak; doğrudan küreselciler lehine tavır almak demektir!
Öncelikle ve özellikle son iki-üç yıldır ülkemizde ve bölgemizde gerçekte neyin olup bittiğini anlamak için; bugün Suudi Arabistan’ın, Katar’ın, Suriye Geçici Hükümeti’nin ve “üçüncü ülkeler” olarak bahsedilen diğer ülkelerin İran karşısında, ABD ve İsrail’in yanında konumlandıkları pozisyon çok net anlaşılmalıdır.
Filistin’i gözden çıkaranlar, Gazze’de sözde Barış Kurulu adı altında Trump’ın arkasında hizalananlar, bu kez de İran’ı kıskaca almaya çalışan ABD-İsrail blokunun taşeronluğuna soyunmaktadırlar!
Önce Irak ve Afganistan’ın işgali, ardından adına Arap Baharı denilen süreç, ardından Suriye ve Filistin, son olarak bugün İran!
Her şey adım adım ilerlemekte ve göz göre göre olmaktadır.
O nedenle bugün; kınama cümleleri kurulacak, itidal çağrıları ve arabuluculuk teklifleri yapılacak gün değildir!
Türkiye, Netanyahu ve Trump ile İran arasında “orta yolcu” bir pozisyon alamaz, almamalıdır.
Türkiye, artık Türkiye olmanın hakkını verecek bir tutum sergilemek zorundadır!
Bizler inanıyoruz ki;
Zulüm şebekesi ABD ve İsrail muhakkak yenilecektir!
Yine bizler inanıyoruz ki; onlarla birlikte işbirlikçileri de mutlaka zelil olacak ve direnenler kazanacaktır!



