Ersan Şen: 2027 yılının Kasım ayında Türkiye seçime gidecek

Ersan Şen: 2027 yılının Kasım ayında Türkiye seçime gidecek
Yazı Özetini Göster

Ensonhaber Youtube kanalında aldığı konuklar ve yaptığı programlar ile adından söz ettirmeye devam ediyor. 

Bir sonraki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin 2028’in Mayıs ayında yapılması bekleniyor. 

Muhalefet cephesinin erken seçim çağrıları sürerken Ankara kulislerinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesi için seçim tarihinin daha erkene çekilebileceği yönünde iddialar yer alıyor. 

Ensonhaber YouTube kanalında Çağlar Cilara’nın moderatörlüğünde yayınlanan programa konuk olan Ceza Hukukçusu Prof. Ersan Şen, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın olası adaylık süreci hakkında konuştu. 

Açıklamasında erken seçim için tarih veren Şen, şunları kaydetti:

“2027 KASIM AYINDA TÜRKİYE SEÇİME GİDECEKTİR”

Herkes hesaplarını yapıyor. Seçim kanunları üzerinde bir takım değişiklikler düşünülebilir. Çünkü seçim kanunları biliyorsunuz yürürlüğe girdikten sonra bir yıldan evvel uygulanamıyor. Ben Türkiye’de seçimin tarihini daha önce söyledim; yanılabilirim, eleştiri de alabilirim ama 2027 yılının Kasım ayında Türkiye Cumhuriyeti, Türk Milleti hem Cumhurbaşkanlığı hem de Meclis seçimlerine gidecektir.

Şöyle bir hesap yapılıyor: 360 nasıl bulunacak? Çünkü Türkiye Büyük Millet Meclisi seçim kararı alamazsa Sayın Erdoğan’ın adaylığı söz konusu olmayacak. Sayın Erdoğan seçime götürürse aday olamıyor; üçüncü kez aday olamıyor. O tartışma bitti. Tüm bunlar da bir erken seçim, yani seçimlerin zamanından evvel öne alınması, yenilenmesi anlamına geliyor. Bu anlamda 360 meselesinde ben büyük bir tartışma çıkacağını düşünmüyorum.

“OY İÇİN İFTAR SOFRALARINA OTURMAK GEREK”

Partilerin çalışmalarına da değinen Şen, şu ifadeleri kullandı:

O tutuklandı, bu tutuklanıyor, sıra ona geldi, buna geldi… Bunların demokratik bir hukuk devletinde, toplumunda söylenmemesi, konuşulmaması lazım. Ama sosyal medya bilhassa ve basın bunları öyle bir işliyor ki insanlar ister istemez endişe ediyorlar. Dolayısıyla benim gördüğüm; önümüz artık Ramazan da başladı, iftar sofraları kuruldu.

Yurt içinde, yurt dışında tüm siyasilerin, belediye başkanlarının bu dört haftalık süreçte, en azından hafta içinin dışında hafta sonlarında, çünkü yurt dışında yaklaşık yüzde 2,5’luk ciddi bir oy potansiyeli var, oralara önem vermek suretiyle ayrım yapmaksızın o sofralara oturarak; ama kuş sütünün eksik olmadığı sofralar değil, gerçek iftar sofraları…

Yoksa beş yıldızlı otellerde verilip de emeklinin, işçinin, memurun yanına yaklaşamadığı ürünlerin masalarda olduğu sofralar değil; gerçekten yer sofralarında, halkın sofralarında, iftar sofralarında, iftar çadırlarında siyasilerin, belediye başkanlarının olması; halkla, gençlerle, bütün İslam âlemiyle, Müslümanlarla buluşmaları lazım. Çünkü doğru olan budur.

“ABDULLAH GÜL ADAY OLURSA SEÇİLEMEZ”

CHP’nin Abdullah Gül’ü aday yapacağı iddiaları sorulan Şen, bunun mümkün olmadığını belirterek şöyle konuştu:

Netice itibarıyla ben elinde ateş olan, önü açık, genç, dinamik ekibiyle bir kişinin kurtarıcı olarak görülmediği; katılımcı, çoğulcu demokratik hayata geçecek, geçirecek bir anlayıştan yanayım. Çünkü ülkenin bence en önemli sorunu bu yönetim sisteminden kaynaklanıyor. Bizim bu yönetim sistemini daha çoğulcu ve demokratik hale getirmemiz lazım. Meclisin, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin daha işler olması lazım.

Bozulan kuvvetler ayrılığı ilkesinin daha da kuvvetlendirilip, kuvvetler birliğinden çıkılıp kuvvetler ayrılığı ilkesinin tesis edildiği bir biçimin öne çıkması gerektiğini düşünüyorum. Abdullah Gül yapamaz mı? Sayın Gül’le olmaz bu. Sayın Gül seçilemez. Ben öyle düşünüyorum.

Aday olsa Abdullah Gül, hayır, seçilmesi imkânsız. Bu daha önce denendi; Ekmeleddin Bey zamanında denendi. Denenmişi bir daha denemeye gerek yok. Cumhuriyet Halk Partisi’nin adayı olarak, tabii ben bir ittifak adayından bahsetmiyorum, CHP’nin adayı olarak Sayın Gül’ün karşılık bulacağını görmüyorum. Çünkü altılı masada bu denendi; DEVA ve Gelecek Partileri üzerinde konuşuldu.

“CHP’DE ATATÜRK’ÜN ÇİZGİSİNİ TAKİP EDEBİLECEK BİR ADAY ÖNE ÇIKMALI”

CHP’de adaylık konusunda üç ismin öne çıktığı belirten Şen, “Beklenen aday Sayın İmamoğlu olmazsa Sayın Yavaş veya birlikte; ondan sonra Sayın Özgür Özel veya ona yakın bir aday.

Yani gerçekten Cumhuriyet Halk Partisi’ni, onun değerlerini, altı oku, Mustafa Kemal Atatürk’ün çizgisini takip edebilecek güçlü bir adayın öne çıkmasının daha faydalı olacağını düşünüyorum.

Ama sadece adayla olmaz; bu bir ekip işi. O ekibin kimler olduğunu görmesi ve sokakla bütünleşmesi, sokağa inmesi lazım.” dedi. 

CHP’DEKİ ADAYLIK TARTIŞMALARI

CHP’de bu konuda bir kaosun olup olmadığı sorusunu da yanıtlayan Ceza Hukukçusu, şu ifadelere yer verdi:

Mansur Yavaş ayrı bir cephe, Ekrem İmamoğlu ayrı, merkezli ayrı, Kemal Kılıçdaroğlu’nun hâlâ ihtimali konuşuluyor… Şöyle söyleyeyim: Bir defa Sayın Mansur Yavaş ayrı bir cephe değil. Sayın Mansur Yavaş Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı ve adaylık iddiasıyla da ortaya çıkmıyor ama halk ve taban bunu istiyor; bunu görüyoruz. Sayın İmamoğlu’na ayrı cephe diyemezsiniz.

Her ne kadar Sayın Özgür Özel’le sürekli görüşüyorsa da; tutuklu, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkından yoksun, kapalı infaz kurumunda kalan bir insan. Her ne kadar CHP’nin aday adayı olsa da şu anda bu dediğiniz manada ayrı bir cephe açacak durumu yok. Sayın Özgür Özel bu partinin genel başkanı. Cumhuriyet Halk Partisi biraz daha diğer siyasi partilere göre parti içi demokrasi, tartışmalar, kaotiklik anlamında öne çıkıyor; doğru.

Sayın Kılıçdaroğlu’nun hesabı kitabı olur mu olmaz mı bilmiyorum. Bunların CHP’ye fayda getireceğini zannetmiyorum. Kayyım meselesi veya benzeri tartışmalar… Bir siyasi partinin birden fazla kez olağan ve olağanüstü kurultaylarını yapmış iradesine dışarıdan yapılacak müdahalenin de iktidar bakımından, Sayın Erdoğan bakımından faydalı olacağını düşünmüyorum.

Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar