Bizimkiler dizisinin Merve Kavakçı göndermeli kesitleri yeniden dolaşıma girdi

Bizimkiler dizisinin Merve Kavakçı göndermeli kesitleri yeniden dolaşıma girdi
Yazı Özetini Göster

Ramazan ayı bu yıl da ideolojik tartışmaların gölgesinde geçiyor.

Özellikle bu mübarek ayın, kara bir leke olarak tarihe geçen 28 Şubat darbesinin yıl dönümüne denk gelmesi haliyle tartışmaları bir kat daha şiddetlendirdi.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın tüm illere gönderdiği, okullarda ayın ruhuna uygun etkinlikler düzenlenmesine yönelik genelgesine laik çevrelerden gelen tepkiler ve o çevrenin önde gelen isimlerinin imzaladığı ‘laiklik bildirisi’ de tartışmaları körükledi.

BİZİMKİLER DİZİSİNİN MERVE KAVAKÇI GÖNDERMELERİ

Türk halkının inanç değerlerine yabancı kesimlerin tepkileri sürerken, Türkiye’nin karanlık yıllarında TRT’de yayınlanan Bizimkiler adlı diziden bazı kesitler yeniden dolaşıma girdi.

Söz konusu kesitlerde, Merve Kavakçı’nın 1999 yılında Fazilet Partisi’nden İstanbul milletvekili olması ve yemin için geldiği TBMM’de başörtüsü yüzünden protesto edilmesi olayı işleniyor.

Dizide karakterler, Kavakçı’nın başörtüsüyle TBMM’ye girmesine yakınıyor, uykularının kaçtığını ifade ediyor ve Atatürk’ün kemiklerinin sızladığı ifade ediliyor.

1999’A BUGÜNDEN BAKINCA BERRAKLAŞAN TESPİTLER

Devletin televizyonunda milletin inançlarının böylesine aşağılanması bugün uzaktan bakarken daha net görünürken İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Gülenay Pınarbaşı’nın konu hakkındaki tespitleri dikkat çekti.

Söz konusu dizi kesitlerini alıntılayarak X hesabında bir paylaşımda bulunan Pınarbaşı şu ifadeleri kullandı:

“DİZİ KURGUSU BİR KAST SİSTEMİYDİ”

“TRT’nin Bizimkiler dizisine dair notlar:

1- Dizinin kurgusu aslında bir ‘kast’ sistemiydi. Üst katlar; Batılı, modern, sakin, mülk sahibi ‘elitleri’ temsil ederken; bodrum kat, sistemin tüm yükünü sırtlayan ama her zaman ‘ayak takımı’ olarak görülen Anadolu insanına ayrılmıştı.

2- Touraine der ki: ‘Toplum, artık ortak bir akılla değil, kültürel hakimiyetle yönetiliyor.’

Senaristlerin kalemi, Anadolu insanını (Cafer) ‘uyanıklık, kurnazlık ve cehalet’ üçgenine hapsederken; üst kat sakinlerini ‘medeni ama dertli’ birer otorite figürü olarak sundu.

ÜST KATIN ÇÖPLERİNİ ATAN NESNELER

3- Anadolu insanı bu dizide kendi kaderini tayin eden bir ‘özne’ değil, üst katın çöplerini atan, emirlerini bekleyen bir ‘nesne’ olarak konumlandırıldı. Zenginlerin dünyası rasyonel; alt katın dünyası ise hayatta kalma refleksinden ibaretti.

4- Bizimkiler, kendini elit olarak kabul eden bir zümrenin Anadolu insanına bakışındaki o üstenci ‘kültürel kodları’ belgeleyen bir tarihsel vesikadır. Şale Apartmanı’nın asansörü, alt katın yukarıya sadece ‘hizmet’ için çıkmasına izin veren bir bariyerdi. Yani apartman ‘kültürel iktidar’ın sahnesiydi.

Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar