Asya çakıldı, petrol coşuyor
Küresel Piyasalarda Savaş Fiyatlaması: Riskten Kaçış Dalgaları
Küresel finans piyasaları, 2026 yılının ilk çeyreğini kapatırken Orta Doğu’dan gelen savaş haberleriyle sarsılıyor. Şubat ayı sonunda patlak veren ABD-İsrail ve İran arasındaki çatışmalar, beşinci haftasına girerken diplomatik bir çözüm umudunun yerini topyekûn bir enerji savaşı korkusuna bırakmış durumda. Salı günü itibarıyla Asya-Pasifik piyasalarında gözlemlenen sert satış dalgası, yatırımcıların “risk off” (riskten kaçış) moduna geçtiğini ve güvenli liman arayışına girdiğini kanıtlıyor. Özellikle teknoloji ve üretim üssü olan Güney Kore’de yaşanan kayıplar, küresel tedarik zincirlerinin ve enerji koridorlarının ne denli kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Trump’ın Sert Söylemleri ve Hürmüz Boğazı Krizi
Piyasalardaki bu karamsar havanın en büyük tetikleyicisi, ABD Başkanı Donald Trump’ın Pazartesi günü yaptığı açıklamalar oldu. Trump, İran’ın stratejik bir hamleyle Hürmüz Boğazı’nı kapalı tutmaya devam etmesi ve bir barış anlaşmasına yanaşmaması durumunda, ABD’nin İran’ın can damarlarını hedef alacağını duyurdu. Bu tehditler arasında İran’ın elektrik üretim tesisleri, petrol kuyuları ve ülkenin ham petrol ihracatının %90’ını gerçekleştiren Kharg Adası’nın imha edilmesi yer alıyor.
Askeri uzmanlar, Trump yönetiminin Kharg Adası’nı ele geçirmek için kara harekatı seçeneğini masada tuttuğunu belirtiyor. Küresel deniz yoluyla taşınan petrolün beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda trafiğin 28 Şubat’tan bu yana neredeyse tamamen durması, küresel enerji piyasalarında eşi benzeri görülmemiş bir arz şoku yaratmış durumda. Bu durum, sadece bölgesel bir çatışma değil, dünya ekonomisini stagflasyona (durgunluk içinde enflasyon) sürükleyebilecek bir küresel krizin habercisi olarak yorumlanıyor.
RAPORU İNCELE →
Güney Kore ve Asya: Fırtınanın Merkez Üssü
Salı günkü işlemlerde satış baskısının en yoğun hissedildiği yer Güney Kore oldu. Ülkenin ana endeksi Kospi, %4’ün üzerinde bir kayıpla Asya’daki düşüşe öncülük ederken, teknoloji odaklı küçük ölçekli şirketlerin işlem gördüğü Kosdaq %3’ten fazla değer kaybetti. Ancak en endişe verici veri döviz kanadından geldi. Güney Kore wonu, ABD doları karşısında %0,63 oranında değer kaybederek 1.526,9 seviyesine geriledi. Bu rakam, 2009 yılındaki küresel finansal krizden bu yana kaydedilen en zayıf seviye olarak kayıtlara geçti.
Güney Kore gibi enerji ithalatına göbekten bağlı olan ekonomiler için petrol fiyatlarındaki her dolarlık artış, cari açık ve üretim maliyetleri üzerinde yıkıcı bir etki yaratıyor. Japonya’da Nikkei 225 %2,2 oranında gerilerken, Avustralya’nın S&P/ASX 200 endeksi %0,56’lık bir düşüşle günü kapattı. Hong Kong’da ise Hang Seng endeks vadeli işlemleri, endeksin son kapanışının altına inerek negatif bir açılış sinyali verdi.
Gelişmekte Olan Piyasalar (EM) 2026 Kazançlarını Sildi
2026 yılına yapay zeka altyapı yatırımları ve teknoloji rallisiyle oldukça iyimser başlayan gelişmekte olan piyasalar için rüzgar tamamen tersine dönmüş durumda. MSCI Gelişmekte Olan Piyasalar Endeksi, Salı günü %0,9’a varan bir düşüş yaşayarak yılbaşından bu yana elde ettiği ve bir noktada %15’i bulan tüm kazançlarını geri verdi. Özellikle Samsung Electronics ve SK Hynix gibi yarı iletken devlerinin hisselerindeki değer kayıpları, bu endeksler üzerinde ciddi bir ağırlık oluşturuyor.
Analistler, ilk etapta sadece enerji ithalatçısı ülkelerle sınırlı kalan satışların, artık küresel bir ekonomik durgunluk korkusuyla tüm gelişmekte olan piyasalara yayıldığını belirtiyor. Tighter monetary policy (sıkı para politikası) beklentileri ve hammadde tedarik zincirindeki kırılmalar, yatırımcıları büyüme odaklı hisse senetlerinden hızla uzaklaştırıyor.