Ankara’da kendini hakim olarak tanıtan dolandırıcılara soruşturma
Hukuk dolandırıcılığı açığa çıktı…
Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin gerekçeli kararına göre, sosyal medya ve haber sitelerinde, kendini hakim olarak tanıtan Türkmen’in “hukuki danışmanlık” adı altında dolandırıcılık yaptığına ilişkin haberlerin yayınlanması üzerine hakkında soruşturma başlatıldı.
Soruşturma kapsamında sanığın iş yeri ve ikamet adreslerinde yapılan aramalarda, Hakimler Savcılar Kurulu (HSK) tarafından verilmiş izlenimi uyandıran idari yargı hakimi kimlik kartı, idari yargı hakimi sıfatıyla bastırılmış kartvizitler, Adalet Bakanlığı kartlı geçiş sistemi kimliği ve hakimlik cübbesi ele geçirildi.
“DAVAYI ÇÖZECEĞİNİ SÖYEYEREK” DOLANDIRDI
Dosyada mağdur sıfatıyla yer alan A.S.’nin, Şanlıurfa’da devam eden arsa davası nedeniyle hukuki destek arayışına girdiği sanık N.K. aracılığıyla Didem Türkmen ile tanıştırıldığı aktarılan gerekçeli kararda, A.S.’nin, kendini idari yargı hakimi olarak tanıtan Türkmen ile ofisinde görüştüğü, Türkmen’in davayı çözeceğini söyleyerek A.S.’ye güven verdiği ve para talep ettiği aktarıldı.
Görüşme esnasında Türkmen’in imam nikahlı eşi sanık U.A.’nın da ofiste bulunduğu ve mağdur A.S.’nin banka hesabından yaklaşık 1 milyon lira ödeme gerçekleştirdiği kaydedilen gerekçeli kararda, arsa davası sürecinin aleyhe sonuçlanmasının ardından mağdur A.S.’nin sanıklardan şikayetçi olduğu belirtildi.

KENDİNİ KAMU GÖREVLİSİ OLARAK TANITMIŞ
Yargılama sonucunda, sanık Didem Türkmen hakkında “nitelikli dolandırıcılık” suçundan 7 yıl 6 ay hapis ve 3 milyon lira adli para cezası verildiği belirtilen gerekçeli kararda, sanıklar U.A. ve N.K.’nın beraatine hükmedildiği belirtildi.
Gerekçeli kararda, sanık Türkmen’in diğer sanıklar U.A. ve N.K. dahil olmak üzere çevresini hakim olduğuna inandırdığı, bu hususta ofis dizayn ettiği, sahte kimlik kartı ve idari yargı hakimi olduğuna ilişkin kartvizit bastırdığı, bu şekilde kendini kamu görevlisi (hakim) olarak tanıtıp birçok ziyarette bulunduğu belirtildi.
Dosya içerisindeki ifadelerden birçok bürokrat ve fiilen görevde olan kamu görevlisinin de sanık Türkmen’in ofisini ziyarete geldiği ve bu şekilde çevresini genişletip iş sahiplerinden iş aldığı aktarılan gerekçeli kararda, şu tespitlere yer verildi:
Sanık Türkmen’in katılan A.S.’ye yönelik kendini kamu görevlisi olarak tanıtıp U.A.’nın banka hesabı aracılığıyla 1 milyon lira civarında para gönderdiği hususunun sabit bulunduğu, Türkmen’in dolandırıcılık suçunu işlediği, zararın soruşturma ve kovuşturma aşamasında giderilmediği anlaşılmakla Türkmen’in atılı suçtan cezalandırılmasına, sanıklar N.K. ve U.A.’nın ise delil yetersizliğinden beraatine dair karar vermek gerektiği sonucuna varılmıştır.”