Sorun yok deyip gerçekte sorun yaratan pasif agresif davranışlar

Sorun yok deyip gerçekte sorun yaratan pasif agresif davranışlar
Yazı Özetini Göster

Açık bir tartışma yaşanmaz. Ses yükselmez. Kapılar çarpılmaz. Ancak ortamda hissedilen bir soğukluk vardır. Söylenenle yapılan birbirini tutmaz. Psikoloji literatüründe bu tablo “pasif agresif davranış” olarak tanımlanıyor.

Uzmanlara göre pasif agresiflik, kişinin kızgınlık, kırgınlık ya da hayal kırıklığını doğrudan ifade etmek yerine dolaylı yollarla göstermesi durumudur. Kişi dışarıdan sakin, uyumlu hatta anlayışlı görünür; ancak davranışları bastırılmış bir tepkinin izlerini taşır.

DOLAYLI TEPKİNİN İLERLEYİŞİ

Modern psikoloji pasif agresifliği ayrı bir kişilik bozukluğu olarak sınıflandırmıyor; daha çok bir davranış örüntüsü olarak ele alıyor. Özellikle yakın ilişkilerde ve iş ortamlarında sık görülüyor.

Örneğin bir çalışan yöneticisine açıkça itiraz etmek yerine işi sürekli geciktirebilir. Bir partner kırıldığını söylemek yerine iletişimi kesebilir. Dışarıdan bakıldığında “sorun yoktur”; ancak davranışın kendisi sessiz bir tepki taşır.

Bu tutum genellikle şu biçimlerde ortaya çıkıyor:

• Sürekli erteleme

• İma yoluyla eleştirme

• Sessizlikle cezalandırma

• “Tamam” deyip isteksiz davranma

• Küçük ama bilinçli sabotajlar

Buradaki temel çelişki şu: Kişi “hayır” demek ister ama diyemez. Öfke ortadan kalkmaz; sadece yön değiştirir.

BASTIRILMIŞ ÖFKENİN KÖKENİ

Uzmanlara göre pasif agresif davranışın arkasında çoğu zaman erken dönem öğrenmeleri bulunuyor. Çocuklukta öfke göstermenin ayıp, tehlikeli ya da cezalandırılabilir bir duygu olarak öğretilmesi, yetişkinlikte bastırılmış tepkilere zemin hazırlayabiliyor.

Bunun yanında:

• Reddedilme korkusu

• Çatışmadan kaçınma eğilimi

• Onay ihtiyacı

• Kendini ifade etme becerisinin yeterince gelişmemiş olması gibi faktörler de etkili olabiliyor.

Kişi açık bir tartışmanın ilişkiye zarar vereceğini düşünür; oysa dolaylı tepkiler zamanla daha büyük kırılmalara yol açabiliyor.

İLİŞKİLERDE BİRİKEN GERİLİM

Pasif agresiflik en çok romantik ilişkilerde belirginleşiyor. Partnerine kızgın olan bir kişi bunu açıkça konuşmak yerine iletişimi kesebiliyor, işi ağırdan alabiliyor ya da soğuk davranarak karşı tarafı belirsizlik içinde bırakabiliyor.

İş hayatında ise bu tutum ekip içinde görünmez bir direnç yaratabiliyor. Açık bir problem yokmuş gibi görünür; ancak süreçler yavaşlar, motivasyon düşer, güven zedelenir.

Uzmanlar, bu davranış biçiminin kısa vadede çatışmayı ertelediğini ancak uzun vadede ilişkiyi içten içe aşındırdığını belirtiyor.

DUYGUSAL NETLİĞİN GÜCÜ

Psikoloji uzmanları çözümün sertleşmek ya da baskınlaşmak değil, duyguyu açıkça ifade edebilmek olduğunu vurguluyor.

“Bu durum beni kırdı” diyebilmek

“Şu konuda rahatsızım” diyebilmek

• Sınır koymak

• Çatışmayı yönetmeyi öğrenmek

Pasif agresiflik çoğu zaman güçlü bir kontrol yöntemi gibi görünse de aslında duygusal kaçınmanın bir biçimi olarak değerlendiriliyor. Söylenmeyen her duygu kaybolmaz; sadece daha karmaşık bir yoldan geri döner.

Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar