Trabzonlu dağcı, zirvelerden topladığı taşlarla kafesine dağ ruhu kattı
Trabzon’da yaşayan 45 yaşındaki dağcı Köksal Sonbay, tırmandığı dağların zirvelerinden topladığı taşları ve yıllar içinde biriktirdiği dağcılık malzemelerini kent merkezindeki kafesinde sergileyerek farklı bir konsept oluşturdu.
Dağcılığa 23 yaşında başlayan Sonbay, Türkiye Dağcılık Federasyonu ve çeşitli kulüplerden aldığı eğitimlerle kendini geliştirdi. Üyesi olduğu kulüpler aracılığıyla birçok tırmanışa katılan Sonbay, hava ve iklim şartlarının uygun olduğu dönemlerde faaliyetlerini sürdürüyor.

“DAĞCILIK DİSİPLİN GEREKTİRİR”
Dağcılığın ciddi bir hazırlık ve ekip uyumu gerektirdiğini vurgulayan Sonbay, bu sporun kendisine özgürlük ve başarma duygusu kazandırdığını söyledi.
Her tırmanış öncesi malzeme, teknik donanım ve fiziksel kondisyon açısından eksiksiz olunması gerektiğine dikkat çeken Sonbay, küçük bir hatanın bile hem sporcuyu hem de ekip arkadaşlarını riske atabileceğini ifade etti.
Yurt içinde ve dışında çok sayıda zirveye çıktığını anlatan Sonbay, en zorlu deneyimlerinden birini ise Gürcistan’daki Kazbek Dağı tırmanışı olarak anlattı.

19 SAATLİK ZİRVE MÜCADELESİ
Yoğun fiziksel ve mental yorgunluk yaşadıklarını dile getiren Sonbay, “Dağ evine ulaştığımızda üç gün oradan kalkmak istemedim. Hem zihinsel hem bedensel olarak tükenmiştik. En zor tırmanışım oydu diyebilirim.” dedi.

SERGİLENEN HER EŞYANIN BİR HİKAYESİ VAR
Sonbay, 12 yıl önce açtığı kafesini zaman içinde dağcılık konseptiyle şekillendirdiğini söyledi. Mekânda sergilenen ayakkabılar, kramponlar, ipler ve karda yürümek için kullanılan hediklerin internetten alınmadığını, tamamının gerçek tırmanışlarda kullanıldığını belirtti.
“Bu dekorun oluşmasının 11 yılı aşkın bir geçmişi var. Hepsinin ayrı bir hatırası var.” diyen Sonbay, hem bu spora dikkat çekmek hem de kendisini mutlu eden anıları yaşatmak istediğini ifade etti.
“TAŞLAR BANA HUZUR VERİYOR”
Kafede en çok ilgiyi zirvelerden getirdiği taşların gördüğünü söyleyen Sonbay, bu taşların kendisi için özel bir anlam taşıdığını dile getirdi.
Sadece kafede değil, ofisinde ve evinde de bu taşlardan bulunduğunu belirten Sonbay, “Onlara baktığımda tırmandığım dağı, o gün yaşadıklarımızı, yediğimiz yemeği, içtiğimiz çayı, sohbetleri ve çektiğimiz zorlukları yeniden hatırlıyorum. O anılardan bir parçanın burada olması beni mutlu ediyor.” diye konuştu.
Türkiye’nin birçok zirvesine tırmandığını kaydeden Sonbay, dağcılığı hem bir tutku hem de yaşam biçimi olarak sürdürmeye devam edeceğini sözlerine ekledi.