Sanat Çerçevenin Ötesine Taştı:”Beyond the Frame” Çırağan Sarayı’nda Gerçekleşti
Sanatın sınırlarını aşan, iş ve sanat dünyasının seçkin isimlerinin katılımıyla, dışarıya kapalı, özel bir yemek eşliğinde düzenlenen “Beyond the Frame, 12 Şubat Perşembe akşamı Çırağan Kempinski Palace İstanbul’da gerçekleşti. Sanatın tuvalden sahneye taşındığı, sıra dışı bir deneyime dönüşen geceye Pınar & Serdar Hotiç, Ertan Özyiğit, Büşra Nazlan Üregül, Barbaros Şansal, Kadriye Olgar, Betül Gülbahar, Arzu Kayar, Nuray Marçak, Mine & Nasuh Mahruki, Çiğdem & Emre Üregen, Alkan Erol, Beyhan Ereke, Esra & İsmail Ökan, katılan seçkin davetliler arasındaydı.
Beyond The Frame projesinde yer alan eserin kavramsal ve sanatsal yorumu, ressam ve heykeltıraş Umut Nur Sungur tarafından gerçekleştirildi. Sungur, tabloyu yalnızca estetik bir obje olarak değil; anlam, duygu ve anlatı katmanlarıyla ele alarak izleyicilere eserin ardındaki düşünsel dünyayı aktardı.
Usta oyuncu Tamer Levent ve başarılı oyuncu Fadik Sevin Atasoy, tabloyu canlı bir performansa dönüştürerek sanat, söz ve sahnenin iç içe geçtiği etkileyici bir anlatı sundu. Performans, izleyicileri düş ile gerçek arasında gezinen, zaman ve mekân algısını kıran bir yolculuğa çıkardı. Tamer Levent, projeyi şu sözlerle değerlendirdi; “Benim için sahne neresi olursa olsun, önemli olan izleyiciyle kurulan o gerçek bağdır. ‘Beyond The Frame’ projesi tam olarak bunu yapıyor. Çünkü burada yalnızca bir tabloyu canlandırmıyoruz; sanatın çerçevesini genişletiyor, izleyiciyi eserin içine davet ediyoruz. Sanata ‘evet’ demek, hayata daha derin bir yerden bakmayı kabul etmektir.’’ dedi
Güzel oyuncu Fadik Sevin Atasoy ise Beyond The Frame ile ilgili olarak;
“Tamer Levent gibi bir üstad ve Umut Sungur gibi bir sanatçı ile sanatın ve resmin sanat odaklı bir etkinliğin içinde olmaktan büyük mutluluk duydum. Sanata evet diyorum.” yorumunda bulundu.
Gecenin Küratörü Emine Töredi Sabanlar ise; ‘Türkiye’de ilk kez bu ölçekte ve bu kurgu derinliğinde gerçekleşen Beyond The Frame projesi ile sanat tarihinin durağan bakışını, yaşayan bir deneyime dönüştürdük. Bu mesleğin çok kıymetli üstatlarıyla aynı düşünsel zeminde buluşmak, üretmek ve birlikte nefes almak benim için ayrı bir onur.’dedi.
Çırağan Sarayı’nın tarihi atmosferinde gerçekleşen performans, Serhan Sabanlar’ın seçkin müzik eşliğiyle tamamlandı. Katılımcılar, sanatın disiplinler arası bir anlatıya dönüştüğü bu deneyimde, sanatın çok katmanlı dünyasına yakından tanıklık etti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı