Deniz Yatırım Hisse Stratejisi: 4Ç kar tahminlerinden öne çıkanlar

Deniz Yatırım Hisse Stratejisi: 4Ç kar tahminlerinden öne çıkanlar
Yazı Özetini Göster

Enflasyon Muhasebesi ve “Net Kar” Tuzağı

Son bir yıldır yatırımcıların en büyük kafa karışıklığı olan Enflasyon Muhasebesi (EM), 4Ç25 döneminde de başrolde. Özellikle 25 Aralık’taki vergisel düzenlemeler, şirketlerin ertelenmiş vergi gideri ve geliri kalemlerinde ciddi “gri alanlar” yarattı.


Stratejik Öncelikler: Hangi Sektörler Öne Çıkıyor?

Deniz Yatırım stratejisinde ana oyun planı korunurken, makro görünümdeki dezenflasyon süreci ve TCMB’nin temkinli faiz indirimi adımları risk iştahını destekliyor. Yapılan görüşmeler ışığında 4Ç25 ve 2026 projeksiyonu şu şekilde şekilleniyor:

1. Bankacılık: Marjlarda Toparlanma Sürüyor

Bankacılık tarafında net faiz marjlarındaki iyileşme, beklentilerin bir tık gerisinde kalsa da devam ediyor. 2026’nın ortasında en güçlü marj seviyelerine ulaşılması bekleniyor.

  • Öne Çıkanlar: Akbank (AKBNK), İş Bankası (ISCTR), Vakıfbank (VAKBN) ve Albaraka Türk (ALBRK) pozitif ayrışan bankalar arasında.

2. Sigortacılık: Favori Konum Korunuyor

Eylül 2024’ten bu yana süregelen olumlu bakış açısı devam ediyor.

  • Hayat ve Emeklilik: AGESA ve ANHYT tarafında kuvvetli finansallar bekleniyor.

  • Elementer Branş: 2025’te endeksin gerisinde kalan ANSGR, karlılık tarafındaki gücüyle bu dönem dikkat çekebilir.

3. Finans Dışı Sektörler

EM uygulamasının yarattığı karmaşadan kaçınmak isteyen yatırımcılar için döviz bazlı raporlama yapan veya operasyonel gücü yüksek sektörler ön planda:

  • Perakende ve Hastane: Defansif yapıları ve nakit akışları ile güvenli liman.

  • Enerji ve İnşaat: Petrol-rafineri-gaz ve inşaat malzemeleri.

  • Savunma Sanayii: 2026 yılının ana temalarından biri olarak stratejik ağırlığını koruyor.


Makro Patika: Faizler ve Risk Primi

Türkiye’nin makro çerçevesi, Deniz Yatırım’ın öngördüğü patikada ilerlemeye devam ediyor.

  • TCMB Etkisi: Merkez Bankası’nın “ihtiyatlı dezenflasyon” bakış açısı, uzun vadeli tahvil faizlerinin aşağı gelmesini sağlıyor.

  • CDS ve Not Görünümü: Ülke risk primindeki (CDS) 220 baz puan civarındaki yatay seyir ve kredi derecelendirme kuruluşlarının olumlu yaklaşımı, yabancı yatırımcı ilgisini canlı tutuyor.

/*! This file is auto-generated */!function(d,l){“use strict”;l.querySelector&&d.addEventListener&&”undefined”!=typeof URL&&(d.wp=d.wp||{},d.wp.receiveEmbedMessage||(d.wp.receiveEmbedMessage=function(e){var t=e.data;if((t||t.secret||t.message||t.value)&&!/[^a-zA-Z0-9]/.test(t.secret)){for(var s,r,n,a=l.querySelectorAll(‘iframe[data-secret=”‘+t.secret+'”]’),o=l.querySelectorAll(‘blockquote[data-secret=”‘+t.secret+'”]’),c=new RegExp(“^https?:$”,”i”),i=0;i


Sonuç: Yaşayan Bir Analiz Süreci

Bu rapor, bir son değil, başlangıç niteliğindedir. Enflasyon muhasebesi nedeniyle analiz süreçleri daha titiz ve zaman alıcı hale gelmiştir. Deniz Yatırım, henüz netleşmeyen sektör ve şirketler için tahminlerini önümüzdeki günlerde “yaşayan bir organizma” gibi güncelleyerek paylaşmaya devam edecek.

ÖNEMLİ NOT:  27 Ocak tarihinde yayınlanmıştır

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar