The Economist: Türkiye’nin Jeopolitiği Batı’nın Eleştirilerini Sınırlıyor
İngiltere merkezli The Economist dergisi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’nin jeopolitik konumunun Batı ile ilişkilerde önemli bir unsur haline geldiğini belirten bir analiz yayımladı. Analizde, bu durumun Türkiye’deki demokratik gerileme tartışmaları ve Ekrem İmamoğlu hakkında yürütülen dava gibi başlıklarda uluslararası eleştirilerin daha sınırlı kalmasına yol açtığı görüşüne yer verildi.
Derginin değerlendirmesinde, Türkiye’nin ana muhalefet partisinin gelecekteki cumhurbaşkanı adaylarından biri olarak gördüğü İmamoğlu’nun, geniş katılımlı bir davada hakim karşısına çıktığı ifade edildi. Haberde, 400’den fazla sanığın yargılandığı ve bazı sanıkların yaklaşık 11 aydır tutuklu bulunduğu davada İmamoğlu’nun 3.700 sayfayı aşan bir iddianameyle karşı karşıya olduğu, savcılığın ise 2.532 yıla kadar hapis cezası talep ettiği aktarıldı.
Analizde, CHP milletvekili ve avukat Sezgin Tanrıkulu’nun “Bu davanın amacı, onun 2028’den önce dışarı çıkmamasını sağlamaktır” sözlerine de yer verildi. Yazıda ayrıca, söz konusu dava sürecinin İmamoğlu’nun 2028’de yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde adaylık ihtimalini zayıflatabileceği değerlendirmesi yapıldı. Makalede, soruşturmayı yürüten savcının daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından adalet bakanı olarak görevlendirildiğine de dikkat çekildi.
Analizin devamında dergi, Türkiye’de yüksek enflasyon ve demokratik standartlara ilişkin tartışmaların sürdüğü bir dönemde dış politikanın daha görünür hale geldiğini öne sürdü. Bu bağlamda yazıda, “DIŞ POLİTİKA, İÇERİDEKİ SORUNLARI ÖRTMEK İÇİN KULLANILIYOR” değerlendirmesine yer verildi.
ÖRNEK RAPORU GÖR →
Dergiye göre, 2024 yılında Suriye’de hükümetin devrilmesinin ardından Ahmed el-Şara liderliğinde kurulan yeni yönetim, Türkiye ile güvenlik alanında yakın iş birliği geliştirdi. Analizde, bu iş birliğinin bölgede PKK ve YPG’nin etkisinin azaltılmasına yönelik faaliyetlerde Türkiye’ye destek sağladığı ifade edildi.
Yazıda ayrıca, Erdoğan ile ABD’nin eski başkanı Donald Trump arasındaki ilişkilerin bazı diplomatik sonuçlar doğurduğu öne sürüldü. Buna örnek olarak, 9 Mart’ta ABD yönetiminin Halkbank ile bir anlaşmaya vardığı ve bankanın olası milyarlarca dolarlık cezalara kıyasla daha sınırlı bir yaptırımla karşılaştığı iddiası dile getirildi. Analizde ayrıca, İran’da silahlı bir Kürt ayaklanmasına yönelik bir planın Türkiye’nin itirazları sonrasında rafa kaldırıldığı ileri sürüldü.
Detaylı analizi gör